Bireysel Emeklilik Sistemi ve Devlet Katkısı

Hayatımıza yeni giren otomatik katılım bireysel emeklilik sistemi hakkında akıllarda birçok soru işareti olduğunu görüyorum. Bu nedenle yılbaşı ile birlikte milyonlarca çalışan ve işvereni ilgilendiren devlet katkılı bireysel emeklilik sistemi hakkında sizlerin sorularına yanıt bulmaya çalışalım. Bu sistemin yeni bir şey olmadığını yani bireysel emeklilik planının çok eskiden beri var olduğunu devlet katılımının ise yakın geçmişte uygulandığını hatırlatalım. Sadece yeni düzenleme ile birlikte 1 Ocak 2017 itibari ile tüm çalışanların otomatik katılımı sağlanacaktır.
Öncelikle Bireysel Emeklilik Sistemi nedir açıklayarak başlayalım. Bireysel Emeklilik, emekli olmadan önce belirli aralıklarla prim ödeyerek yani birikim yaparak, emekli olana kadar yatırdığınız süreye ve miktara göre normal emekliliğinizden farklı olarak ek bir emeklilik planına sahip olmanızı sağlayan bir sistemdir. Bunda aracı doğrudan devlet değil, bireysel emeklilik şirketleridir. Örneğin Anadolu Hayat, Avivasa, Ziraat Emeklilik, Garanti Emeklilik şirketleri gibi. Bu aracılar uzun yıllardır bu sistemi yürütse de devlet katısının daha yakın zamanda geldiğini ve otomatik katılım da 2017 itibari ile hayatımızda olduğunu hatırlatalım. Peki BES’te amaç nedir, devlet neden katkı yapıyor? Bu finansal piyasalar açısından önemli bir hamledir. Çünkü ülke olarak iç tasarruflarımız oldukça düşük düzeyde bu da bir çok ekonomik göstergeyi etkilemektedir. Burada hedeflenen uzun yıllar boyunca insanları tasarrufa teşvik etmek ve birikimleri ekonomiye kazandırmak. Sigorta sektörü de bu tasarrufların finans piyasası içerisinde dönmesi için de güzel bir kaynak. Bu nedenle sırf tasarruflarımız için devlet şu anda %25 gibi önemli bir oranda katkı sağlamaktadır.

Otomatik Katılımlı Bireysel Emeklilik Nedir?
Yukarıda açıkladığımız sistem için her çalışanın prime esas kazancı üzerinden hesaplanan tutar kadar adına açılacak BES hesabı ile sisteme katılımı sağlanıyor. Böylece ilk aşamada her çalışan bu sisteme dahil edilecek. Ancak bu sonuç olarak bir birikim, yatırım vs gibi finansal işlem olduğu için zorlama olmayacağını ve bir süre sonra çalışan istemezse sistemden ayrılabileceğini de bilmelisiniz. Benim şahsi görüşümü soracak olursanız eğer harcamalarınızdan arta kalan kısmı başka yatırım, birikim araçlarında değerlendirmiyorsanız ve sadece vadesiz mevduat şeklinde bankada bekletiyorsanız bu sistemde kalmanızda bir zarar görmüyorum. Çünkü bankada yatan paranız hiçbir şey yapmadan %25 devlet katkısı ile birlikte değerlenmiş olacak. Uzun yıllar bu katkıyı aldığınızı ve sonunda da ek bir emeklilik hakkı elde ettiğinizi düşünürsek şu an oldukça mantıklı geliyor.

Bireysel Emeklilik Sisteminden Nasıl, Ne Zaman Çıkabilirim
Eğer otomatik katılım ile BES’e dahil olduysanız iki ay içerisinde cayma hakkınız mevcut. Yani ilk adımda zorunlu olsa da çıkmanız mümkün. Çalışan birisi sistemden çıkarken hem kesilen paranızı hemde o süreye kadar varsa getirisini alarak sistemden ayrılabilirsiniz. Bunun için ya çalıştığınız yerin insan kaynakları departmanına ya da şirketinizin çalıştığı bireysel emeklilik şirketine başvurarak talebinizi iletebilirsiniz.

Bireysel Emeklilik ile Ne Kadar Kazanılabilir
Bunun öncelikle çok değişken bir kavram olduğunu belirtelim. Çünkü priminize ve süreye göre farklılık gösterecektir. Bir örnek üzerinden açıklamak gerekirse;
Bugün asgari ücretliler için yıllık minimum 50 lira kesinti yapıldığını düşünürsek yılda 600TL maaşınızdan kesinti olacaktır. İlk defa katılım gösterdiğiniz ve sistemden ayrılmadığınızda 1000TL ek devlet katısı veriliyor. Her ay yüzde 25 katkı zaten sistemin temelinde mevcut. Yıllık 150TL’de devlet katkısı ile birlikte ilk yıl için 1750TL birikiminiz olacak. Yıllık 600TL kesildiğini hatırlatarak yaklaşık 3 katı kadar tasarrufunuz olacaktır. Asgari ücretliler için minimum rakam üzerinden hesaplama yapıldığından sizin için farklılık gösterebilir. Bu nedenle bireysel emeklilik hesaplama kısmından daha doğru rakamları öğrenebilirsiniz.

En Değerli Para Hangisi Dünyanın En Değerli Parası

Hızla yükselen dolar ve euro dan sonra Türk Lirası karşısındaki dünyanın en değerli parası hangisi araştırmasını yapmak istedik. Öyle ki şu günlerde doların ateşli yükselişi sadece o para biriminde mi yoksa diğerlerinde de aynı yükseliş mevcut mu ya da diğer kurlar aslında sabitte Türk Lirası mı değer kaybediyor inceleyelim. Çünkü gazetelerde, televizyonlarda, meydanlarda ve sosyal meydanlarda hep dolar çıktı, yükseldi diye dillendiriyor. konunun muhatabı olmayanlar konuştuğu için kimse diğer dövizlerden bahsetmiyor ya da liranın değer kaybından. Bu yazımızı ele alırken 1 aralık 2016 tarihli TCMB döviz kurlarını baz aldığımı belirtmek isterim. Gerçekten spontane olarak başladığım yazıma kurları basit matematiksel olarak hesaplayıp dökeceğim. Karşılaştırma olarakta 1 Temmuz verilerini baz alacağım. Sizde kontrol edebilirsiniz.

Araştırmaya dolar üzerinden başlayalım. Dolar 1 temmuz günü 2,8898 lira iken 1 aralık tarihinde 3,4546 olarak günü kapatmıştır. Basit matematikle bir dolar 0,5648 kuruş değer kazanmıştır. Yüzde olarak bakacak olursak %20 değerlenmiştir. Akabinde euro kurunu ele alırsak, 3,2102 olan euro kuru bugün baktığımızda 3,6686 liraya yükselerek 45 kuruş artış göstererek %18 yükselmiştir. Yani euro da en az dolar kadar artış göstermiştir. Hatta neredeyse aynı oranda seyretmiştir. Diğer tüm para birimlerine baktığımızda da yüzde olarak birbirine çok yakın seyrettiğini görüyoruz. (Tablo 1) Yani o halde bugün dolar üzerinden yapılan tartışmalar gereksiz gibi görünüyor. Bence tüm suçu dolar kuruna bağlamak ya da tek çözümü doları düşürmek ve bu yükselişi dolara bağlamak eksik bir yorumdur. Çünkü bence Türk Lirası karşısında eğer tüm kurlar yakın oranlarda değer kazanmışsa benim yorumum diğer para birimlerinin değil Türk Lirasının değer kaybettiği yönündedir. Peki ne oldu da tablo bu yeni haline geldi. Kimilerine göre dolar neden bu kadar yükseldi bana göre TL neden bu kadar değer kaybetti? Tabi ki bunda bir çok faktör bulunmakta ve tek bir neden aramak kesinlikle yanlış. Ancak temel nedenler olarak 15 Temmuz sonrası piyasalar, OHAL, Amerikan seçimi ve Avrupa Birliği olan ilişkilerimiz başı çekmektedir. dunyanin-en-degerli-parasi

Bu açıklamalarımızdan sonra merak ettiğiniz dünyanın en değerli parası konumuza dönmek gerekirse, basit anlamda en değerli diye bir karşılaştırma olamaz. Sadece karşı bir kur üzerinden karşılaştırması olabilir. Sadece siyasi olarak en güçlü, konvertibilitesi en yüksek şeklinde bir yorum yapılabilir.  Aslında sizin öğrenmek istediğiniz Türk Lirası karşısındaki değeri bakımından bu tarih itibari ile TL karşısındaki en değerli para birimlerini sıralamak gerekirse Kuveyt Dinarı, İngiliz Sterlini, Euro, Dolar ve İsviçre Frangı gibi bir sıralama yapabiliriz.

İşte son verilere göre dünyanın en değerli para birimi sıralaması;

  1. Kuveyt Dinarı: TL karşısındaki en değerli para birimi
  2. İngiliz Sterlini: İngiltere para birimi. Pound.
  3. Euro: Avrupa Birliği ortak para birimi
  4. Amerikan Doları: Belkide dünyada en çok kullanılan para birimi.
  5. İsviçre Frangı: Hala yaygın kullanımı olan frank.